Yükleniyor . . .

GÜÇLÜ OLANA DAHA FAZLA YÜK DÜŞER

Hepimizin çevresinde “O zaten halleder” dediğimiz insanlar vardır. Belki bir arkadaşımız, belki de ailemizin bir üyesi... Bu insanlar, dışarıdan bakıldığında sanki her şeyin üstesinden gelebilecekmiş gibi görünür. Ancak unuttuğumuz bir gerçek var: Güçlü olanın da yorulmaya, desteğe ve en önemlisi anlaşılmaya ihtiyacı vardır. Sosyolojik bir perspektiften baktığımızda, bu durum aslında toplumun bireyler arası ilişki dinamiklerinden kaynaklanır. İki kardeş arasında bile küçük olanın sorumlulukları, daha küçük yaşlardan itibaren “o zaten yapar” düşüncesiyle artarken, büyüğün eksik kalabileceği düşünülerek daha çok desteklenir.

Bu durum, güçlü olanın duygusal ihtiyaçlarının göz ardı edilmesine yol açar. Oysa ki güçlü olmak, zorluklarla mücadele edebilmek anlamına gelir ama bu, kişinin tüm yükleri tek başına taşıması gerektiği anlamına gelmez.

Kolaylık Zoru Seçermiş

Toplumda genellikle bir görev dağılımı yapılırken, zorlu ve karmaşık işleri halletmesi gereken kişi, güçlü görülen birey olur. Bunun altında yatan temel düşünce şudur: “O zaten bir yolunu bulur.” Ancak kimse şunu sormaz: "O gerçekten bunu istiyor mu? Yardıma ihtiyacı var mı?" Güçlü bireylerin yaşadığı yalnızlık, görünmez bir sosyal izolasyon yaratır. İroniktir ki, sorunların çözümünde anahtar olarak görülen bu insanlar, kendi ihtiyaçları olduğunda aynı desteği bulamazlar.

  • Aile içinde büyük kardeş, sorumlulukların doğal taşıyıcısı olarak görülür. Bir sorun varsa, “Sen büyüksün, sen hallet” denir. Ancak günümüzde tam tersi söz konusu.
  • İş yerinde, deneyimli çalışan her projede liderlik yapar çünkü “En iyi o yapar.”
  • Arkadaşlık ilişkilerinde, olgun olan hep “dinleyen” taraftır çünkü “O zaten güçlü, kendi derdini kendi halleder.”

Yalnızlık Güçlü Olmanın Gölgesidir

“Sen halledersin” cümlesi, aslında bir onaylama gibi görünse de güçlü olanı yalnız bırakmanın bir başka biçimidir. Bu yalnızlık, zamanla kişinin kendi duygusal ihtiyaçlarını bastırmasına yol açar. Çünkü çevresindekilerden yardım beklemenin zayıflık olarak algılanacağını düşünür. Oysa ki yalnızlık, sadece fiziksel bir uzaklaşma değil, duygusal bir soyutlanmadır.

Sosyolojide bu duruma “yükleme eğilimi” denir. İnsanlar, bir bireyin güçlü olduğunu düşündüğünde ona daha fazla sorumluluk yükleme eğilimi gösterir. Ancak bu yük, bir süre sonra kişinin duygusal dayanıklılığını aşabilir. Çünkü güçlü olmak, herkesin omzuna yaslandığı bir destek direği olmaktan fazlasını gerektirir.

Kimse Sormaz: Peki Ya Sen?

Düşünün, bir kriz anında hepimizin aklına gelen kişi bellidir. “Ona söylersek mutlaka halleder” dediğimiz biri… Ama o kişinin omuzlarında biriken yükler, belki de hiç kimsenin farkında olmadığı bir tükenmişlik yaratır. Özellikle ailelerde, büyük kardeşlerin yaşadığı bu durum tam olarak budur. Büyük kardeş, küçüğe her zaman destek olmalı, onun sorumluluklarını da sırtlamalıdır. Çünkü “O zaten bilir, küçüğün yol gösterilmesi gerekir.” Bu asimetrik ilişki, büyüğün her zaman bir adım daha fedakâr olmasını, kendi ihtiyaçlarını arka plana atmasını beraberinde getirir.

Birlikte Taşınmayan Yük, Ağırdır

Aslında güçlü olanın da desteğe ihtiyacı vardır. Ancak toplum, güçlü bireyleri bir “kaynak” olarak görme eğilimindedir. Bu durum, iş yerinde, okulda ya da aile içinde tekrar tekrar karşımıza çıkar. İnsanlar, güçlü olanın dağılmaz olduğunu düşündüğünde, ona yönelik destek mekanizmalarını azaltır. İşte bu noktada, dayanışmanın eksikliği kendini gösterir. Yükü paylaşmak, bir bireyin sadece fiziksel değil, aynı zamanda duygusal gücünü de artırır. Ancak bu paylaşım eksik olduğunda, güçlü bireylerin sessiz çığlıkları duyulmaz.

Güçlü Olmak, Zayıflığa Yer Vermekle Başlar

Bu yazıyı okurken aslında bir soruyu kendimize sormamız gerekiyor: Güçlü dediğimiz kişilere ne kadar destek oluyoruz? Güçlü olmak, zayıflığı kabul edebilmekle başlar. Çünkü insan olmak, her an güçlü olmayı gerektirmez. Güç, bazen yardım istemeyi, bazen de bir yükü paylaşmayı bilmektir. Güçlü görünen kişilerin de hata yapabileceğini, yorulabileceğini ve desteğe ihtiyaç duyabileceğini unutmamak gerekir.

Kendi Gücünüze Saygı Duyun

Bu yazı, yalnızca başkalarının güçlü olanlara bakış açısını sorgulamakla kalmıyor, aynı zamanda güçlü olduğunu düşünen kişilere de bir mesaj veriyor. Her yükü taşımak zorunda değilsiniz. Bazen “yardım istemek” de gücün bir parçasıdır. Çünkü en dayanıklı birey bile, zaman zaman destek almayı hak eder. Bu dünya, omuz omuza yürümekle daha anlamlı hale gelir. Unutmayın, yalnız olmadığınızı fark etmek, en büyük güçtür.

Astrolog Zeynep Turan

Yazının Her Hakkı Saklıdır.

10.02.2025 Tarihinde Kaleme Alınmıştır.

Zeynep Turan

Twitburc Kurucusu & Astrolog

Hayatınızla ilgili keskin bir viraj aldığınızı düşünüyor olabilirsiniz. Peki, o zaman size bir soru; İçinde bulunduğunuz dönemin hayatınızdaki en zor dönem olduğuna nasıl karar veriyorsunuz?Astroloji bunları yıl yıl cevaplıyor! Zeynep Turan; doğum haritanızda yani horoscope haritanızda, size özel olayları anlatırken, olayları nasıl yöneteceğinize dair danışmanlık da veriyor…Siz doğum bilgilerinizi veriyorsunuz, Zeynep Turan doğum anınızdaki gezegen konumlarından hayatınızda neyin öne çıktığını anlatıyor.
Astroloji Danışmanlık Hizmetleri Zeynep Turan'a Soru Sor Doğum Haritanı Öğren Zeynep Turan'la Birebir Görüşme

Thursday

1

January

1970

January 1970
S M T W T F S
28 29 30 31 1 2 3
4 5 6 7 8 9 10
11 12 13 14 15 16 17
18 19 20 21 22 23 24
25 26 27 28 29 30 31
1 2 3 4 5 6 7