DÜNYAYI İYİLİK KURTARACAK

DÜNYAYI İYİLİK KURTARACAK.  

Nereye gidiyoruz?  Ne olacak sonumuz?

Kimi seveceğiz, kime inanacağız?

Peki ya bunca emek ne olacak? Bunca zahmet boşa mı?

Kılı kırk yararak harcadığımız emeklere ‘benim’ diyenler ne olacak?

Kalbi binlerce yerden kıranlara, binlerce iyiliği denize atanlara bir şey olmayacak mı?

İyiliğini yüze çarpanlar, bir verip bin alanlar içlerdeki ‘ahı’ duymayacaklar mı?

Yarınlara inanmak ümidimiz!

Ama yarınlara bu kadar boynu bükük bakarken yarınlar elini kolunu doldura doldura gelir mi bizlere?

Kalp yoruldu dil kurudu.  Kırılıverdi içimizde bir şeyler çıt diye.

Hangi güne doğan güneş içimizi ısıtacak? Hangi Ay’ın ışığı ile aydınlanacak gecelerimiz. Dileklerimizi hangi ağacın yalnız dallarına bağlayacağız?

Sorular mı ağır kaygılı yoksa zihinler mi yoruldu sorarım size?

Yoksa sevmekten mi yorulduk?

Yorulduk tabi. Sevmekten yorulan, sevmekten kaçan kalplerin dünyasını yavaş yavaş ördük dört tarafa. Sevmeyi de sevilmeyi de başkalarına bıraktık. Yok saydık kalbimizin en güzel duygularını. Ve bu yüzden yok saydık zamanın benzersiz anlarını. Erteledik eşi benzeri bulunmayan yolları marifetmiş gibi. Sonra şikâyet ettik, suçladık etrafımızda olan biten ne varsa. Başımızı öne eğip düşünmedik. Sessizce bile sormadık, aralamadık içimizdeki kapıları. Tüm kapılar kendiliğinden açılsın istediğimizden kımıltısız kaldık. Öylece bekledik. Sabahı, akşamı, gitmeyi, sevmeyi, sevilmeyi, iyilik görmeyi ve iyilik yapmayı sadece bekledik. Yanı başımızdaki acılara sessizce sırtımızı dönüp uykuya bıraktık ruhumuzu. Unutmaya çekildik usulca. Unuttukça büyüdü duvarlarımız. Unuttukça gözümüzün feri söndü.

Zor mu içimizdeki ışığı yeniden alevlendirmek?

Zor değil, yeter ki gerçekten ama gerçekten isteyelim. Ve kımıltısız kalmaktan vazgeçip harekete geçelim. Umut ekmek lazım gelecek bahara, büyük sözler vermeden usulca sıyrılıp çıkmak lazım bu koca, yorgun hararetli dünyanın hengâmesinden. Belki de köşeye çekilip bilmekten çok izlemek lazım.  Akıl insanı terk etmesin diye değil bu ihtiyatlı çıkışlar merek etmeyin. Ağır tahribata uğrayan sırlardan ruhumuzu korumak tüm mesele. Belki de yaşadığımız gezegen geçmiş yüzyıllara taş çıkarmak için can havliyle koşuyordur bir yerlere.  Görününken o ki hiçbirimizin de gücü yetmeyecek onu durdurup biz ettik sen etme demeye! Hal böyle olunca çözümü yine kendimizde bulacağız. Ruhlarımıza sızıp soracağız nerede yanlış yapıyorum diye. Gündelik hayatımızda neler eksik soracağız? Tabi kısa bir mola ve kendimizle baş başa kalarak.

Önce kendimizden başlamalıyız.

Hayata karşı sorumlu olduğumuzu önce unutanlara söylemek isterim. O bu şu devri değil bu devir ruha iyi bakma, yaşamı güzel kılma devri. Elden bırakırsak yok olup gidecek. Geri dönülmez yollara çıkmamak ruhun aynasına eğilmek gerek. Buna biraz da viraj alan yaşadığımız gezegenin, yorgun ve hırçın haline hazırlanma diyelim. Ya da farz edin ki çetin geçecek kışı anlatıyorum. Yine de her ne olursa olsun birbirimizi yormadan, yıpratmadan, dağıtmadan çekidüzen vermeliyiz kendimize. Belki de hemen karşı çıkıp hep ben mi alttan alacağım diyeceksiniz. Önce kendimizden başlarsak, aklıselim davranırsak, ben, sen, o kelebek etkisiyle yayılır ve biz olur.

Hoşgörü sen nelere kadirsin.

Bu dünyanın zalimler için dönmediği, duaların, iyi niyetlerin, iyiliklerin gökyüzünü kapladığı bir gökyüzü yaratmaya ne dersin? Hepimizin birbirimiz için dua etmeye, iyilik yapmaya, sevmeye, sabır göstermeye, en önemlisi de insanı insan yapan hoşgörüye ihtiyacımız olduğunu biliyoruz en derin duygularımızla. Derdimiz boncuk gibi dizilebilir peş peşe elbette bazen. Gidene de kalbimizi kırana da suskun kalabilir, gönlümüzden sitem edebiliriz. Efkârlı günlerde kendi ruhumuza çekilebiliriz. Uzaklara dalıp dalıp giderken sıcacık bir el omzumuza dokunsun isteyebiliriz. Umut etmek, en güzel zamanlara hazırlıktır.

Ve bir gün dünya bizim için döner. Öyle güzel döner ki kalbimiz, ruhumuz ve aklımız en güzel zamanlarla yoğrulur. Unutmamalıyız ki bugünler bizim, geleceğimiz biricik çocuklarımızındır. Bugünü ne kadar güzel hale getirirsek, gelecekte de daha yaşanır hale gelir bu koca dünya. Kirletmeden, yıkıp geçmeden, sevgiyle beslemek lazım dünyayı. Çünkü bu dünya, bir iyi kalana kadar bile dönmeye devam edecekse, iyilik için dönecekse, iyilikleri ve iyimserliği çoğaltmalıyız güzel gözlülerim.

Astrolog Zeynep Turan

Yazının her hakkı saklıdır.

15.11.2018

 

Sayfa görüntülenme : 35687
68%
21%
4%
2%
1%
1%


YORUM YAP

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış ilk yorumu sen yap!

Popüler kelimeler

iyilik, dünya, samimiyet, emek, sevgi, hayat, umut,

Tüm Sayılar


Zeynep Turan

Hakkında
Zeynep Turan

Astroloji bir yol haritasıdır.
Hayatınızla ilgili keskin bir viraj aldığınızı düşünüyor olabilirsiniz. Peki, o zaman size bir soru; İçinde bulunduğunuz dönemin hayatınızdaki en zor dönem olduğuna nasıl karar veriyorsunuz?
Astroloji bunları yıl yıl cevaplıyor! Zeynep Turan; doğum haritanızda yani horoscope haritanızda, size özel olayları anlatırken, olayları nasıl yöneteceğinize dair danışmanlık da veriyor...
Siz doğum bilgilerinizi veriyorsunuz, Zeynep Turan doğum anınızdaki gezegen konumlarından hayatınızda neyin öne çıktığını anlatıyor. 

Zeynep Turan'a Sor

Ayrıntılı Yorum

Videolar
2018 Satürn Retro'sunun Burçlara Etkileri
2018 Satürn Retro'sunun Burçlara Etkileri

2018 URANÜS BOĞA BURCUNDA - BURÇLARA ETKİLERİ
2018 URANÜS BOĞA BURCUNDA - BURÇLARA ETKİLERİ

En Çok Okunanlar
120 GÜNDE TÜRKİYE’Yİ NELER BEKLİYOR?
120 GÜNDE TÜRKİYE’Yİ NELER BEKLİYOR?

BİR VENÜS MASALINA HAZIR MISINIZ?
BİR VENÜS MASALINA HAZIR MISINIZ?

2018 BOĞA BURCUNDA DOLUNAY
2018 BOĞA BURCUNDA DOLUNAY

URANÜS KOÇ BURCUNA GERİ GELDİ
URANÜS KOÇ BURCUNA GERİ GELDİ