KENDİMİZE ETTİĞİMİZ YEMİNLER!

KENDİMİZE ETTİĞİMİZ YEMİNLER!

Gelin bugün sizinle derinlere inelim ve yeminlerde gezelim. Üstelik birilerine ettiğimiz yeminlere değil kendimize etiğimiz yeminlere!  Hani o gün geldiğinde unuttuğumuz ve bir daha hatırlamadığımız yeminleri soralım içimizin en kuytu köşesine. Ben sözü önce sizin için alayım isterseniz.

Mesela yemin edebilirim gün gelip insanın ölümden döndüğünü bile unuttuğuna!

İnsanın kendi canıyla sınandığı, beyne hücum eden o karmakarışık duyguları bile unuttuğuna! Hani o canan değil canın bedenden gitme anı var ya işte o anı bile unuttuğuna! Yemin edebilirim, beden dara düşünce aklın durduğuna, ruhun sıkıştığına. Tüm sevdiklerin gözünün önünden geçerken, günlerce düşündüğün o binlerce derdin hepsinin birden uçup gittiğine! Tüm unuttuklarımızı hatırlamak için, büyük kırılmalar gerekir ne yazık ki! En büyük kayıplarla, asla dediğimiz olayların içine düştüğümüzde hayat satır aralarında ne demek istediğini kalbimizin tam ortasına söyler. Kimileri için artık çok geçtir. Unuttuklarıyla vicdan muhasebesi yapar durur. Kimileri ise hayatın öğretici tarafından beslenir. Unutmak tuhaftır aslında. İnsan o an için yaşadığı en mucizevi olayı dahi zamanla unutmaya başlar. Akıl oyunlarının içindeymişiz gibi. Ancak unutmanın en ağırı, hafızamızın zamanla azaldığından kaynaklanmaz. Bu doğal bir süreçtir çünkü. İşte unutmanın en acıtan yanı, yarını bilmeden, vicdanın kalbimize kor bir ateş gibi düşeceğini hesaplamadan olanıdır. Hayat küçük çelmeler taktığında, aklımız başımıza gelir bir an içinde olsa ve bir daha asla diye söz veririz ruhumuza.

En büyük zalimliği en çok kendimize yapmıyor muyuz?

Hayat işte sevdiğimize ve kendimize verdiğimiz yeminleri aslında gün gelip unutacağımızı söylese biri ‘hadi canım sende’ der inanmayız. Ancak gün gelir tüm yeminleri önce kendi ellerimizle yıkarız. Adına zaman derler ben bakıp göreceğiz derim. Ama bilirim ki insan ölümle dans etiğini unutuyor. Kırıp döktüğünü nasıl hatırlasın! Bir de herkes kalbinin ekmeğini yerler diyorlar. Bu karmaşık yüzyıldan geçerken en çokta bu sözü düşünüyorum. İnsan en büyük nankör, kendi canını yakıp değmeyecek kişilere göz göre göre tutunurken, günahlara sarılırken, kalbini yerden yere vururken niye ekmeği ile sınansın ki? Zaten en büyük zalimliği kendimize yapmıyor muyuz sorarım size? Kendi ruhlarımızı işkenceye tutarken mutlak düzenin sahibi sizce bize acımıyor mu?

Hayatın onlarca ihtimali vardır.

Tıpkı bir masal kahramanı gibi tüm önemli sözleri söylediğinizin farkında değil misiniz? Yine anlaşamadığınız hayatla çekiştiğinizi fark etmediniz mi? İçinizdeki sesi susturmuyor, kendinizi sürekli sorgularken bulmuyor musunuz? Oysa hayat hepimiz için onlarca ihtimali barındırır. Vazgeçtiğimiz de, cesaret gösterdiğimizde, kabul ettiğimizde ve hatta başkaldırdığımızda yeni yeni yollar açılır önümüze. İnsan kendinden yola çıkmazsa, özündeki iyiliği açığa çıkarmazsa faydası olmaz ne kendine ne de yanındakilere. Unuttuğumuz yeminlerle, çürümeye başlar bizi biz yapan her şey. Düşünün şimdi çürümenin sonu nedir?

Merak etmeyin dönen gezegenin havasında suyunda bir gariplik var artık. Her şeyi olana bile yavan gelen dünya nereye gidiyor sizce böyle diye diye belki de çıkamıyoruz o kör kuyulardan. Ama bir o kadar da canına can çekiştiren 7 milyar insandan biriyiz. Bu yüzyıl nasıl biter bilinmez ama yeminlere çok uzaktayız. Bence hepimiz bir gün bir yerlerde mutlu olacağız. Ancak mutlaka ama mutlaka kişisel alanımızı güzelleştirmeli ve etrafımızdakilere de güzellik saçmalıyız. İşin özü 7 milyar deyince, hiç kimse sorumluluk almıyor. Kendinizde, hatta çoğu kez çevrenizde duyduğunuz şu sözü hatırlayın; “Aman canım, onca insan var. Bir ben mi kurtaracağım dünyayı?” Aslına bakarsanız, koca evrende sorumlulukları da, yeminleri de hep başkalarına bırakmaya çalışıyoruz. Bu dünyanın güzelliklerine, bize kattıklarına, hatta dalından meyve kopardığımız doğaya bile borcumuz var. Unutuyoruz!

İnsan kendine ettiği yeminleri, hayata geçirebildiği sürece mutlu olur. Bunlar ancak hayal benim için deyip geçmeyin. Gündelik hayatımızı bambaşka boyuta taşıyacak kararlar alabiliriz. Bazen en ufak detay, attığımız küçücük adım büyük kapılara gebedir. Bu dünyaya çok şey katabileceğinize inanın yeter ki.  Kendimize nasıl inanacağız diye merak ediyorsanız, aşağıdaki küçük tavsiyelerimi bir kenara not edip her gün okuyun.

Ufak Tefek Tavsiyeler

*Her yeni güne başladığınız için şükredin.

*Uyandığınız her günün güzelliklere gebe olduğunu unutmayın.

*Hayatta bazı şeyler gelip geçicidir. Küçük konuları dert etmeyin.

*Güçlü yönlerinizi keşfedin.

*Hayallerinizi ertelemeyin. Neden olmasın? sorusunu sorun kendinize.

ZEYNEP TURAN

27-10-2018

Yazının her hakkı saklıdır.

Sayfa görüntülenme : 20363
74%
20%
3%
0%
0%
0%


YORUM YAP

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış ilk yorumu sen yap!

Popüler kelimeler

yemin, hayat, motivasyon, insan, hayal, düşünce,

Tüm Sayılar


Zeynep Turan

Hakkında
Zeynep Turan

Astroloji bir yol haritasıdır.
Hayatınızla ilgili keskin bir viraj aldığınızı düşünüyor olabilirsiniz. Peki, o zaman size bir soru; İçinde bulunduğunuz dönemin hayatınızdaki en zor dönem olduğuna nasıl karar veriyorsunuz?
Astroloji bunları yıl yıl cevaplıyor! Zeynep Turan; doğum haritanızda yani horoscope haritanızda, size özel olayları anlatırken, olayları nasıl yöneteceğinize dair danışmanlık da veriyor...
Siz doğum bilgilerinizi veriyorsunuz, Zeynep Turan doğum anınızdaki gezegen konumlarından hayatınızda neyin öne çıktığını anlatıyor. 

Zeynep Turan'a Sor

Ayrıntılı Yorum

Videolar
2018 Satürn Retro'sunun Burçlara Etkileri
2018 Satürn Retro'sunun Burçlara Etkileri

2018 URANÜS BOĞA BURCUNDA - BURÇLARA ETKİLERİ
2018 URANÜS BOĞA BURCUNDA - BURÇLARA ETKİLERİ

En Çok Okunanlar
120 GÜNDE TÜRKİYE’Yİ NELER BEKLİYOR?
120 GÜNDE TÜRKİYE’Yİ NELER BEKLİYOR?

BİR VENÜS MASALINA HAZIR MISINIZ?
BİR VENÜS MASALINA HAZIR MISINIZ?

2018 BOĞA BURCUNDA DOLUNAY
2018 BOĞA BURCUNDA DOLUNAY

URANÜS KOÇ BURCUNA GERİ GELDİ
URANÜS KOÇ BURCUNA GERİ GELDİ